Ülkenin sağlık politikaları ve ekonomisi, şehir hastaneleri kriziyle sarsılıyor. Hükümetin aldığı kararlar, milyarlarca liranın akmasına ve sağlık sisteminin çöküşüne neden oluyor. Şehir hastaneleri, ekonomideki kara delik olarak görülüyor.
30.04.2024 - 18:32 | Son Güncelleme:30.04.2024 - 18:32
Caner Kaya
146
Paylaş |
Hükümetin sağlık politikaları ve şehir hastaneleri konusunda aldığı kararlar, ülkeyi derin bir kara deliğe doğru sürüklüyor. Sağlık sisteminin çöktüğü, ekonominin kan kaybettiği ve halkın sağlık hizmetlerine erişimde ciddi zorluklar yaşadığı bir dönemde, şehir hastaneleri adeta bu krizi derinleştiriyor.
Şehir hastanelerine yapılan yatırımlar sadece maddi kaynakları garanti etmekle kalmıyor, aynı zamanda siyasi arenada da garanti altına alınıyor. Meclis'i dahi ipotek altına alarak, gelecek 25 yıl boyunca kanun değişikliklerine karşı bir tür bağışıklık kazanmış durumdalar. Bu, demokratik süreçlere ve Meclis'in iradesine açık bir meydan okuma olarak nitelendirilebilir.
Ancak bu kadarla da kalmıyor. Ekonomik riskleri minimize etmek adına enflasyon ve kur farklarını da göz önünde bulundurarak yapılan anlaşmalar, ülkeyi uluslararası mahkemeler önüne taşıyor ve halkın cebinden milyarlarca lira akıtılmasına neden oluyor.
Şehir hastaneleri sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda hizmet kalitesi bakımından da sorgulanıyor. Beton yığınlarıyla donatılmış bu devasa kompleksler, hastaların hastaneye ulaşımını ve hastane içindeki birimler arası koordinasyonu zorlaştırıyor. Oysa modern bir sağlık sistemi, beton binalardan çok, nitelikli sağlık personeli ve etkili sağlık hizmetleriyle övünür.
Ancak işler hiç de öyle gitmiyor. Sağlık Bakanlığı'nın para hareketlerine ilişkin uygulamaları, uzman hekimlerin dahi geçim sıkıntısı çektiği bir ortam yaratıyor. Hekimler, neredeyse köle gibi çalıştırılırken, sağlık hizmetlerindeki sorunlar da giderek büyüyor. Beyaz kod ihbarlarının artması, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddetin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Hükümet, sağlık sisteminin sorunlarını çözmek yerine, sağlık çalışanlarına ve doktorlara yüklemeye devam ediyor. Ancak bu politikaların sonucunda sağlık sistemi çökmüş durumda, hastalar ve doktorlar ise bu krizin faturasını ödüyor.
Sonuç olarak, şehir hastaneleri ve genel olarak sağlık politikaları, hükümetin en büyük başarısızlıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Artık eğitim ve sağlık gibi temel konularda çatışmak yerine, istişare, akıl ve bilim yolunu tercih etmenin zamanı gelmiştir. Ülkenin sağlık alanındaki zengin birikimini kullanarak, bu sorunları birlikte çözmek için adımlar atılmalıdır.
Yorum Yazın
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yurtta Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Şener Erğül
Bu şekilde haber kılıklı yorum yapılmaz. Haberde konu ile ilgili istatistiki veya mali veriler kullanılmalıdır. Doğru bilginin olmadığı bu tür yazılar ortak akıl üretmeye ve topluma değer katmaya katkı yapmaz. Laf kalabalığı.
Güven Albayrak
Okurunuzun yorumunu dikkate alıyorum. Zamanınızı ayırıp yazımı okuduğunuz ve görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Haber ve yorumlarımızın daha somut ve veri odaklı olması önemli bir noktadır. Bu tür eleştiriler, düşüncelerimi daha net ifade etmemde ve daha bilgilendirici bir yaklaşım benimsememde yardımcı oluyor. Şehir hastaneleri ve sağlık politikaları gibi önemli konuları ele alırken daha fazla istatistiksel ve mali veriye dayanarak, daha detaylı bir analiz sunacağımı belirtmek isterim. Sizden gelen geri bildirimler, daha nitelikli ve bilgilendirici içerikler sunabilmem için çok değerli. Teşekkürler!
Yorum Yazın